Ben Bir Distimiyim Gülhane Parkında, Ne Sen Bunun Farkındasın Ne De Psikologlar Farkında

Distimi nedir, yazıya başlamadan az önce öğrendim. Biri  “Distimi, oksitlenerek hurdaya çıkan tank zırhlarıyla yapılan bir çeşit troleybüstür” deseydi, biraz kuşkulansam da inanabilirdim. Cahillik ne kötü. Neyse ki Google var ve toplum bilmemenin değil öğrenmemenin ayıp olduğu konusunda hemfikir.. Distimi psikolojik bir rahatsızlık. Bu yönüyle zaten yeteri kadar ilgi çekici. Nerde hem psikolojik hem de rahatsız birşey görsem hemen ilgilenerim demek de istemiyorum aslında ama nedense öyle bir hava da oluştu; demiş bile oldum bir bakıma.

Öğrendiğim kadarıyla distimi -kısaca- süreğen (“kronik” in Türkçesiymiş, hiç de fena değilmiş aynı zamanda ) bir bunalım hali. Ancak bu, distimi hastalarının sürekli kasvet, keder,  melankoli ve gözyaşları içinde olduğu anlamına gelmiyor. Bilakis bu öyle bir illetmiş ki, öyle açık oynayarak kendini belli etmeyen, üstüne çöktüğü kişinin tüm hayatına, bakışlarına, duruşuna, oturuşuna sirayet eden, şahsiyetiyle bütünleşen, dışarıdan bakıldığında asla farkedilmeyecek biçimlerde ve beklenmedik zamanlarda kırgınlık, sitem, özlem, dışlanmışlık, yabancılaşma gibi kılıklara bürünerek ortaya çıkıveren sinsi, hain, garip bir belaymış. Tüm bunlardandır ki, pençesine düşen zavallı insanlar, kendi hallerinin sefaletinden bi’ haber olduklarından mı yaşamlarını esir alıp mutluluğa, kaygısızca kahkahalar atıp sevinçle dolup taşmalarına engel olan bu mikrobu kendi şahsiyetlerinin vazgeçilmez unsuru olarak gördüklerinden midir bilinmez, haklı olarak tedavi talebinde de bulun(a)mazlarmış.

Aslında distimi deyip durduğum bu insan hal ve davranışlardan oluşan bütünün de psikolojik bir hastalık mı yoksa bir tür şahsiyet meselesi mi olduğu konusunda gerek pozitif bilim çevresinde gerek diğer ismini sayamadığım önemsiz gruplarda ciddi kuşkular var. Edindiğim yüzeysel bilgiler doğrultusunda ben şahsiyet yönünün ağır bastığını düşünüyorum.

Toplumun geneline uymayan, çoğunluğun zevk aldığı durum ve ortamlardan zevk alamayan, olaylara ve insanlara diğerlerinden farklı bakan ve farklı tepkiler verenlere psikolojik olarak ya da her ne haltsa “hasta” gözüyle bakmak sağlıklı mı bilmiyorum. Bu konuda ayrıntılı bilgi sayın Michel Foucault‘nun “Deliliğin Tarihi” adlı eserinde mevcut.

Sonraki Konu: Paylaşmak (Paylaşım Çeşitleri, Paylaşımın Taraflara Etkileri, Yararları, Zararları)

İşbu Kelimeler Kullanılacak: sevgi, çıkar, terlik

Hiç bu Kelimeler Kullanılmayacak: bilgi, deneyim, eylem

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s